Günceye dön
·5 dk okuma·yıldönümü

Yıldönümü Hediyesi Olarak İkinizin Hikâyesini Anlatan Resimli Kitap

Yıldönümü hediyesi arayanlar için: ikinizin gerçek anılarından doğan, elle resmedilmiş bir hikâye kitabının nasıl hazırlandığı ve neden kavanozlardan başka olduğu.

Geçen kış, bir arkadaşım eşine kavanoz içinde küçük not kağıtları hediye etmişti. Üç yüz altmış beş tane. Eşi onları okumadı. Çünkü gerçekten okunmuyor; bir yerde duruyor, tozlanıyor, sonra çekmeceye giriyor. O kavanozun yanlış olduğunu söylemiyorum. Sadece, bir ilişkinin yıllarına denk düşmediğini söylüyorum. İki kişinin birbirine anlattığı hikâye, küçük kâğıt parçalarına sığmıyor.

Bir yıldönümü hediyesi düşünürken çoğumuz aynı çıkmaza giriyoruz. Çiçek bir günde soluyor. Mücevher güzel ama anlatmıyor. Seyahat bir hafta sonra fotoğraf galerisinde kalıyor. Oysa asıl mesele, o ilişkinin neye benzediğini bir yere koyabilmek. Bunu yapmanın en doğrudan yolu, sanırım, ikinizin gerçek anılarından yola çıkıp elle resmedilmiş bir kitap yaptırmak. Konuyu bu kadar net söylemek istedim çünkü gerisi detay.

Neden hikâye, neden kitap

Bir ilişki zaten bir hikâyedir. Tanışma sahnesi vardır, bir dönüm noktası vardır, kendinize ait bir dil, sadece ikinizin anladığı şakalar vardır. Bunları sözlü olarak yıllarca tekrarlarsınız ve bir gün birinin hatırlamadığını fark edersiniz. Yazıya geçmeyen şey kayboluyor. Resimli bir kitap, o sözlü hazineyi raftan inip okunabilecek bir nesneye çeviriyor.

Fableself'te yaptığımız iş tam olarak bu: sizin gönderdiğiniz fotoğraflardan ve kısa notlardan yola çıkarak, ikinize ait özgün bir hikâye yazıyor ve elle resimliyoruz. Şablon değil. Aynı kitap iki kez basılmaz. Bu yüzden bir yıldönümü hediyesi ararken "kişiye özel" lafının içini doldurmak istiyorsanız, kitabın taşıdığı anlam kavanozdaki nottan çok farklı oluyor. Kitaplar Türkçe ve İngilizce olarak hazırlanabiliyor, böylece iki dilli çiftler de kendilerini bulabiliyor.

Bir kitap, yıllar geçtikçe birlikte yaşlanır. Onu çekmeceye değil, sehpaya koyarsınız.

Hangi anılar iyi bir hikâyeye dönüşür

Burada çok sezgisel bir yanılgı var: insanlar "en büyük" anı seçmeye çalışıyor. Düğün günü, ilk tatil, evlilik teklifi. Bunlar tabii ki güzel sahneler, ama tek başına bir kitabı taşımaz. İyi bir hikâye küçük detaylarla yürür.

Spesifik bir an, genel bir duygu değil

"Birbirimizi çok seviyoruz" cümlesi resmedilemez. Ama "her sabah ben uyanmadan kahvemi koyuyor ve fincanı tam pencerenin oraya bırakıyor" cümlesi resmedilebilir. Hikâyeye temel olacak anıları seçerken kendinize şunu sorun: bunu bir sahne olarak görebiliyor muyum? Bir oda, bir ışık, bir jest var mı içinde?

Çiftlerden en çok işe yarayan anıları topluyoruz şu kategorilerden:

  • Tanışma anı, özellikle garip ya da beklenmedik kısmı.
  • Birlikte aşılmış zor bir dönem; taşınma, hastalık, uzun mesafe.
  • Sadece ikinize ait küçük ritüeller; cumartesi sabah kahvaltısı, köpeği yürüyüşe çıkarma sırası, tatildeki o belirli kafe.
  • Ailelerin ilk karşılaşması.
  • Birinizin diğerini şaşırttığı küçük bir jest.

Birinin tek başına anlattığı sahneler

Yıldönümü, çoğu zaman ortak bir hediye gibi düşünülüyor. Oysa kitabın en dokunaklı sahneleri, çoğu zaman karşı tarafın bilmediği bir bakışı yakalıyor. "O gün sen mutfaktayken bunu düşünüyordum" türü içerikler hikâyeye derinlik veriyor. Sevgiliye özel hediye dediğimiz şey aslında bu: karşı tarafın hiç beklemediği bir anı yüzeye çıkarmak.

Hangi fotoğraflar işe yarar

Fotoğraf seçimi insanların en çok takıldığı kısım, o yüzden burada biraz teknik konuşacağım. Stüdyo kalitesinde fotoğraflara ihtiyaç yok. Telefon fotoğrafları, hatta on yıl öncesinin biraz bulanık fotoğrafları gayet iyi çalışıyor. Önemli olan başka şeyler.

Yüz net görünsün. Sanatçılarımız yüz hatlarını referans alıyor, dolayısıyla en az birkaç fotoğrafta iki kişinin de yüzü net olsun. Maskeli, çok uzaktan, ya da sırtı dönük fotoğraflar tek başına yetmiyor.

Farklı açılar olsun. Profil, cepheden, gülerken, düşünürken. Bir karakter çizilirken sanatçının kafasında bir model oluşması gerekiyor; tek bir fotoğraftan bu zor.

Mekânlar da gönderin. Sadece yüz değil. Hikâyede geçecek kafenin, evin oturma odasının, balkonun fotoğrafı varsa illüstrasyon o mekânı da yakalıyor. Bu, kitabı genel bir aşk hikâyesi olmaktan çıkarıp sizinkine dönüştüren şey.

Genelde sekiz ile on beş arası fotoğraf yeterli oluyor. Daha fazlası kötü olmaz, sanatçıya daha çok malzeme verir; ama "ne göndereceğim" diye saatlerce uğraşmaya gerek yok. Süreci sevdiren biraz da bu rahatlık.

Hangi illüstrasyon stili çifte yakışır

Stüdyoda yirmi dört farklı stilimiz var ve hangisinin hangi çifte yakışacağını söylemek için biraz size bakmak gerekiyor. Yine de bazı eğilimler var.

Suluboya, eğer ilişki yumuşaksa

Suluboya çok affedici bir teknik. Sınırlar eriyor, ışık yayılıyor. Uzun yıllardır birlikte olan, evlerinde bitki yetiştiren, sessiz akşamları seven çiftler suluboya kitaplarda kendilerini buluyor. Bir evlilik yıldönümü hediyesi için, özellikle on yılı geçmiş ilişkilerde, suluboya neredeyse her zaman doğru yanıt.

Sinematik, eğer ilişki büyük sahnelerle doluysa

Bazı çiftlerin hikâyesi neredeyse bir filme benziyor. Yurtdışında tanışmış, bir yıl ayrı kalmış, sonra biri her şeyi bırakıp diğerinin şehrine taşınmış. Bu tür hikâyelerde sinematik, hafif Pixar tonlu ya da daha koyu, kontrastlı dijital boyama stilleri çok güçlü duruyor. Işık dramatik, çerçeveler geniş.

Diğerleri

Ghibli esintili stil çocukluğunu birlikte hayal eden çiftlere; vintage gravür eski tarz romantizmi sevenlere; manga siyah-beyaz mizahı ön planda olan ilişkilere yakışıyor. Tüm seçenekleri ve örnek sayfaları stiller sayfasında görebilirsiniz; karar vermeden önce mutlaka göz atın, çünkü bir stilin örneklerini görmek anlatmaktan daha hızlı oluyor. Kitap üç farklı edisyonla sunuluyor, böylece bütçenize ve hediyenin ağırlığına göre seçim yapabilirsiniz.

Kavanozdan, çerçeveli fotoğraftan farkı

Şimdi en başa dönelim. Romantik kişiye özel hediye pazarı son yıllarda hızla genişledi ve çoğu ürün aynı şeyi yapıyor: hazır bir şablona sizin isminizi ya da fotoğrafınızı yerleştiriyor. Kavanozdaki notlar, üzerine isim yazılmış kolyeler, çerçeveye konmuş haritalar.

Bunlar fena değil. Ama fark şu: o ürünlerin omurgası sizin ilişkiniz değil. Şablon önce var, siz sonra eklendiniz. Fableself'te sıralama tersine: önce sizin hikâyeniz var, kitap o hikâyenin etrafında yazılıyor ve resmediliyor. Bir Fableself kitabı şablondan değil, sizin fotoğraflarınızdan elle resimlenir. Aynı kitap iki kez basılmaz. Müşteriler dijital provayı görüp onayladıktan sonra ödeme yapar; yani hoşunuza gitmeyen bir şey basılmaz. Fotoğraflar özel tutulur ve gönderim sonrası silinir.

Bu son nokta, özellikle özel anılar paylaşılırken, çoğu çift için belirleyici oluyor. Sürecin nasıl ilerlediğini merak ediyorsanız nasıl çalışır sayfası adım adım anlatıyor.

Zamanlama ve küçük bir tavsiye

Bir uyarı: bu tür bir kitap iki günde hazırlanmıyor. Yazım, illüstrasyon ve baskı süreci toplamda birkaç hafta alıyor. Yıldönümünüze bir ay kala başlamak rahat; iki hafta kala başlamak mümkün ama sıkışık. Son haftada aklınıza gelirse, dijital prova çıktısını çerçeveletip hediye etmek de güzel bir ara çözüm, kitap sonra gelir.

İkinci tavsiye daha kişisel. Hikâyeyi yazarken bize gönderdiğiniz notlarda kendinizi sansürlemeyin. Garip detaylar, sadece ikinizin güldüğü şakalar, hatta küçük tartışmaların komik tarafları. Yazarlarımız bunları nasıl yumuşatacağını biliyor; ama önce hammaddenin gerçek olması gerekiyor. En çok sevilen kitaplar her zaman, kibar olmaktan biraz vazgeçilmiş kitaplar oluyor.

Bir yıldönümü hediyesi olarak kitabın yapabildiği şey aslında sade: ilişkinizi okunabilir bir nesneye dönüştürmek. Yıllar sonra çocuklarınız ya da torunlarınız onu raftan alıp okuyabilir. Siz bile, ileride bazı detayları unuttuğunuzda, geri dönüp hatırlayabilirsiniz. Hazır hissediyorsanız, sipariş sayfasından küçük formu doldurmakla başlayabilirsiniz; ilk adım sadece birkaç soru, fotoğraflar sonra.